Pigs on The Wing

February 23, 2008

Şeyimin Efsanesi

Filed under: Sinema

http://img406.imageshack.us/img406/889/asezo7.jpg

2007 yapımı, Francis Lawrence’ın yönetmenliğini yaptığı, Richard Matheson’ın kitabından üçüncü kez uyarlanan, 150 milyon dolarlık bütçeyle çekilmiş bir filmi inceleyeceğim. Tabii erkek bünyesi 150 milyon doları duyunca acaba 150 milyon dolarlık porno film nasıl olurdu diye düşünmeden duramıyor. Her neyse konumuz bu değil. Konumuz benim berbat bulduğum, her sahneyi 15 dakika önceden tahmin edebildiğim, sonu çok açık olan bu berbat film. Şimdi bakmayın benim berbat dediğime Beyazperde notu 8.4, IMDB notu ise 7.2. Tamam beyazperdeyi oylamada pek ciddiye almam ama IMDB neyin nesidir ? 75,496 oy var benim 2 vermeme rağmen hala notu 7.2.

Film kitaptan uyarlandığına göre, kitapta bilimkurgu olduğundan dolayı filmimiz de vurdulu kırdılı bilim kurguya giriyor. Konuyu kısaca anlatacak olursak: kansere çözüm bulunduğu sanılan madde insanları vampir yapıyor. Efendim işte tam kansere çözüm bulduk falan denilerken, filmlerde gıcık olduğum X yıl sonra ibaresi çıkıyor. Bir bakmışız her yer paramparça, herkes ölmüş. Tabii bizim efsane abimiz Will Smith hayatta, bu virüsü yoketmenin yollarını arıyor. Tahmin edeceğiniz üzere buluyor, şimdi bu spoiler oldu açık seçik ama izlemeye başladığınız anda bulacağını zaten biliyor olacaksınız. Film boyunca yalnız bir adamın; Shrek repliklerini bile ezberleyebileceğine, mağaza mankenleriyle sohbet edebileceğine tanık oluyoruz ve anlıyoruz ki yalnızlık kötü bir şey. Filmin bir çok sahnesi Türk seyircisi refleksi olarak; “Lan gerizekalı oraya gitme tuzak lan orası” “Niye öldürüyon ki şimdi kendini mal mısın?” “Kafayı yemiş lan herif yazık” tarzında cümleler kurdurtuyor. Gelelim filmin tahmin edilebilme sorunsalına, filmin çok basit bir kurgusu olduğunu düşünüyorum. Flashback’ler hiç ama hiç olmamış. Bir sonraki flashback’de neler olacağını tahmin ediyorsunuz. Efsane amcamızın yaşadığı zamanda da olacakları rahatlıkla tahmin edebiliyorsunuz. Belki abim yalnızlıktan kafayı yediğinden dolayı sağlıklı düşünemiyor ama sırf filmin devam edebilmesi için yapılmış bir tuzak sahnesi var ki berbat diyoruz. Filmin sonu da son zaman Hollywood kahramanlık filmleri gibi film iyi bitti ama bak çok kötü şeylerde oldu ekseninde diyebilirim.

Her neyse fazla spoiler vermemeye çalıştım. Sonuç olarak zaman kaybı olduğundan dolayı izlememenizi tavsiye edeceğim ama IMDB notunu düşününce eğer aksiyon ve bilim kurgu filmlerini seviyorsanız izlemenizi de tavsiye edebilirim. Kendinizi acaba ben de tahmin edebilecek miyim diye denemek için de izleyebilirsiniz. Fakat bu nedenle izleyecekseniz şunu söyleyeyim; ortalama üstü 5-6 tane action filmi izlediyseniz tahmin edeceğinize bahse varım. Filmdeki makyajların iyi olduğunu da belirterek yiğidi öldür hakkını yeme diyor ve yazıya burda son veriyorum.

February 13, 2008

Babel

Filed under: Sinema

“-Yanlış bir şey yapmadıysak neden saklanıyoruz?

-Çünkü… yanlış bir şey yaptığımızı
düşünüyorlar, bebeğim.

-Bu doğru değil. Sen kötü değilsin.

-Hayır, tatlım. Hayır, kötü değilim. Sadece aptalca bir şey yaptım.”

Son zamanlarda izlediğim en iyi filmdi…

October 23, 2006

Bom yeoreum gaeul gyeoul geurigo bom

Filed under: Karambol, Sinema

İlkbahar, Yaz, Sonbahar, Kış…|Ve İlkbahar
İlkbahar
Uyan
- Usta!|- Evet evladım?
Nereye gitmek istiyorsun?
İlaç için bitki toplamak istiyorum.
O zaman gidelim.|Gel bakalım.
Şimdi bitki toplayacağım Usta.
Yılanlara dikkat et!
- Bekleyin Usta|- Tamam
Bir dolu ot topladım Usta
Gerçekten mi? Bir dolu mu topladın?
Dikkatli ol!
Dur! At bunu çocuğum!
Neden? Aynı gibi gözüküyor
Aynı gibi gözükmesine rağmen|bu öldürücü bir bitkidir.
Diğeri hayat kurtarır.
Hala aynı gözüküyor.|Nasıl ayırt edeceğim?
Yakından bak. İşte sana ipucu,|beyaz çizgiyi görebilirsin.
Eğer bu bitkiyi yersen ölürsün.
Bir dahaki sefer bu tür bitki|toplamaman gerekiyor.
Bu yenir mi peki?|- Evet, bu iyi.
Usta, arkamda bir taş var.|Lütfen onu çıkarır mısınız?
Sana acı mı veriyor?|- Evet Usta.
Aynısını balığa yapmadın mı?
Evet Usta
Aynısını kurbağaya yapmadın mı?
Evet Usta.
Aynısını yılana yapmadın mı?
Evet Usta.
Ayağa kalk!
Yürü!
Yürüyemem, çok ağır.
Balığın, kurbağanın, yılanın|buna nasıl katlandığını sanıyorsun?
Bunu yapmam hataydı!
Git ve bütün hayvanları bul|ve taşlarını çıkart.
O zaman ben de seninkini çıkarırım.
Eğer bu hayvanlardan birisi|balık kurbağa ya da yılan ölmüşse,
bu taşı hayatının geri kalanında|hep kalbinde taşıyacaksın.
Yaz
Çok sağlıklı görünüyorsun.
Bu ağaç 300 yaşında!
Sen ağaç gibi sağlıklı olacaksın.
Hoşgeldiniz!
İçeri gelin!
İyileşecek mi?
Sanırım ruhu acı çekiyor.
Ruhu huzur bulunca,|vücudu sıhhate kavuşacak.
Lütfen ona iyi bakın!
Affedersiniz.
Oraya oturamazsınız.
Usta size kızar.
Neden durduk yerde dua ediyorsun?
Gelmek ister misiniz?
Yavaş ol!|Yüreğini koyarak hazırlamalısın.
İçin!
Kafanızı rahatlatır.
Kayık gidiyor!
Yeter yapma!
Yeter yapma!
Artık iyileştin mi?
Evet, tamamen iyileştim.
Tuhaf.
Seni göremeyince deliriyorum.
Bana neler oldu böyle?
Soğuk! Çok soğuk!
Ne yapacağım?
Hata ettim Usta.|Beni affedin
Olan oldu.|Hayat böyle.
Hala hasta mısın?
Hayır.
Demek ki doğru ilaçmış.
Artık iyileştiğine göre,|buradan gidebilirsin.
Hayır Usta! Gidemez!
Sahiplenme tutkun uyandı yalnızca.|Ve bu da öldürme isteğini uyandırır.
İçeri gel!
Sonbahar.
Yoruldun değil mi?
ERKEK, 30 YAŞINDA|KARISINI ÖLDÜRDÜKTEN SONRA KAÇTI
Kocaman olmuşsun!
İçeri gel!
Eee? Mutlu bir hayat yaşadın mı|bugüne kadar?
Yaşadıklarınla ilgili ilginç|bir şeyler anlat.
Erkeklerin dünyası sana|acı vermeye başladı, değil mi?
Beni rahat bırak Usta.|Acı çektiğimi görmüyor musunuz?
Acı çekmene sebep olan ne?
Tek günahım sevmekti.
Bunun haricinde hiç bir şey istemedim.
Ne oldu?
Başka bir adamla kaçtı.
Ah, şu mesele.
Başka ne olabilir ki?|Yalnızca beni sevdiğini söylemişti.
Ya sonra?|- Buna daha fazla katlanamadım.
Erkeklerin dünyasının nasıl|olduğunu daha önceden bilmiyor muydun?
Bazen hoşlandığımız şeyleri|oluruna bırakmamız gerekir.
Sen ne beğenirsen|diğerleri de onu beğenir.
Peki ama bunu nasıl yapabilir?
Orospu!
Bu senin için çok mu dayanılmaz?|- Evet!
Usta!
Usta!
Aptal çocuk!
Aptal çocuk!
Başkasını çok kolay öldürmene rağmen,|kendi canına kolay kıyamazsın.
Bu insanların hepsinin adını kazı buraya.
Her birini kazırken,|kalbinden öfkeyi çıkar at.
Kutsal Efendi!
Kutsal Efendi!
Birisini aramaya geldik.
Bıçağı bırak!|- Yoksa ateş ederim!
Ne yapıyorsun?|Kazımaya devam et!
Prajnaparamita Sutra:|İç huzurunu onarmaya yardım eder.
Bırak bitirsin.
Ne kadar sürer?
Yarın sabah kadar.
Hat yok.|- Yok mu?
Epey derin bir vadi, değil mi?
Ne var?
Bu midyelerden beyaz boya yapıyorlar.
Ayağa kalk.
Gitme zamanı!
Detektif Choi,|böyle gidelim.
Detektif Chi,|bu bot ilerlemiyor.
Tamam, şimdi gidiyor.
Kış
Ve İlkbahar

...

...

February 3, 2006

Deneme Yanılma yada Yanılma-ma

Filed under: Sinema

Hmmm… Ne zamandır boş yazı yazmıyordum bir yazıya boş olacağını söyleyerek ama boş olmayacağını hissederek yazmak çok boş bir duygu diye yazarak boş bir yazının sinyallerini vereyim… Yani okuyacak olan bir iki kişiyide kaçırmaya çalışayım :)

Aşk her yerde (love actually) adında bir film izledim… Güzel filmdi kendini iyi hissettiren türde filmlerden. (gevur bu tip filmlere feel good diyor) Filmin konusu ne olursa olsun aşkın her yerde olduğu yani ne savaşta çıksaymış, anan baban da ölseymiş, karın da ölseymiş aşk her zaman varmış… Yok inanmam öyle şeylere diyorsanız da Atatürk Hava limanına gidecekmişsiniz (orda başkaydı tabii) Her neyse filmin ayrıntılarını anlatmaya gerek yok birden fazla kişinin hikayeleri anlatılmış bir filmde… Yani bir film izilyorsunuz ama 4-5 tane romantik film izliyor gibi hissediyorsunuz film sonunda… Filmde favori kadın oyuncum (aktris yazmak da demek de çok zor) Elisha Cuthbert de oynuyor. Her ne kadar filmde üç dakika kadar gözüksede o da yeter diyorsunuz.

Aşk hakkında yazı yazacaktım ama vazgeçtim neyse bu saçmalama da burda biter… Aşk her yerde değildir yalnız film yalan söylüyor… İnsanlar kendilerini her yerde olduğuna inandırırlar sadece… Ünlü düşünür ………. demiştir ki : “Aşk ancak aşık olduğun insanın sana aşık olmasıyla biter”






















Get free blog up and running in minutes with Blogsome
Theme designed by Minz Meyer