İçsel
Ne kadar anlamsız? Umut içinde gülen insanlar, gülüyor, şakalaşıyor, birbirlerine yumruk atıyor(şakalaşıyor demiştim dimi oysa) Günü yaşamak için hiç bir nedenleri yok, zamanın bitmesi için geliyorlar ve gidiyorlar. Aslında amacım kimseyi eleştirip, kendimi yüceltmek değil… Ben de aynı değil miyim? Ben de herkes gibi değil miydim? Yürümekten kaçınıyor, otobüse biniyor, belki diye içimden cümleler kuruyordum. O belkilerin olması önemli de değildi benim için. Küçük bir şehrin Anadolu -köy- kokan sınıflarında alışmadığım şiveleri duyarak okuyordum. Hayatımı satmıştım ve bunu her seferinde yüzüme vurmam beni derinden etkiliyordu. Yalnızlığı isterdim ama bu kadarı fazla gelmişti kimse yoktu ne ben gibi ne de istediğim gibi… Genesis’in dediği gibi “I don’t belong here” Buraya ait değildim içimde eskiden beri varolan hüzün en azından burda nedenli bir şekilde büyüyordu. Onların benim gibi olması imkansızdı burdaki tek amacım onlar gibi olmamaktı. Anlamsız yaşamımın omuzlarda taşınmasına daha ne kadar var?

Anlamsız?Anlamlar yüklemek konusunda canının istediğine usta olan nasıl kalkıp kendi yaşamına anlamsız der sırf birileri anlam kelimesinin türemiş halleri için kafa yorsun diye?Bu sefer herhangi bir kişi değil öznen ve dikkat et kendini yaşarken!Ait olduğun yere ulaşmana daha varken fazla erken sorulmuş bir soru bu üstelik cevapsız …
Comment by the blower's daughter — November 17, 2006 @ 3:19 pm