Pigs on The Wing

March 10, 2008

TAŞINDIM :)

Filed under: Karambol

http://bos-ev.blogspot.com/

March 5, 2008

Filed under: Karambol

Uyku + Yorgunluk + Banyo Hissiyatı + Açlık = Ne dediğini bilmeme

March 1, 2008

Kuş beyinli Deve

Filed under: Şiir

Yürüdü
Özendiği bir kuş vardı uçabilen
Yürümek yetmedi
Koştu koştu peşinden
Koşmak da yetmedi
Şarttı havalanması

Kuş, gördü kendini kovalayanı
Niye dedi kendine
Niye kovalıyor beni bu uzun boyunlu, iri, tuhaf yaratık
Martı da değilim kartal da bir özelliğim de yok oysa

O kadar acizdi ki uçabilen kuş
Acaba dedi yaklaşırsam ona
Sakladığı kanatlarını çırpar mı
Ya da konsam onun için yere
Korur mu beni tüm kedilerden

Kuş beyinliydi ne de olsa
Karar verdi yaklaşmaya yavaşca
Alçaldıkça alçaklaştı
Alçaldıkça ihaneti tüm gökyüzünü sardı

Öyle sevilmeye ihtiyacı vardı ki
Razıydı bırakmaya gökyüzünü
Razıydı bir daha uçmamaya

Baktı gözlerine uzun uzun
Gördüğü en büyük gözlerdi bunlar
Allah’ın bir oyunuydu en büyük gözlü kara hayvanı olması
Ancak böyle bir gözde barınabilirdi nefret, kıskançlık ve dışlanmışlık

Zıpladı tüm gücüyle kilometrelerdir koşan deve kuşu
Belki yükselebilirim diye
Zıpladı tüm gücüyle
Ben de bir kuşum düşüncesiyle

Serçenin ise öyle ihtiyacı vardı ki sevildiğine inanmaya
İnandı kendisi için çabalayan biri olduğuna
Kondu deve kuşunun tam önüne
İhanet ettiği gökyüzünden çok uzaklarda
Ayaklar altında ezildi gitti küçük serçe

Deve kuşuysa tüm umudu
Ve nefret ettiği deve sıfatıyla
Devam etti koşmaya

February 27, 2008

10000

Filed under: Karambol

10 bin olmuşuz. Hayırlı uğurlu olsun.

February 23, 2008

Şeyimin Efsanesi

Filed under: Sinema

http://img406.imageshack.us/img406/889/asezo7.jpg

2007 yapımı, Francis Lawrence’ın yönetmenliğini yaptığı, Richard Matheson’ın kitabından üçüncü kez uyarlanan, 150 milyon dolarlık bütçeyle çekilmiş bir filmi inceleyeceğim. Tabii erkek bünyesi 150 milyon doları duyunca acaba 150 milyon dolarlık porno film nasıl olurdu diye düşünmeden duramıyor. Her neyse konumuz bu değil. Konumuz benim berbat bulduğum, her sahneyi 15 dakika önceden tahmin edebildiğim, sonu çok açık olan bu berbat film. Şimdi bakmayın benim berbat dediğime Beyazperde notu 8.4, IMDB notu ise 7.2. Tamam beyazperdeyi oylamada pek ciddiye almam ama IMDB neyin nesidir ? 75,496 oy var benim 2 vermeme rağmen hala notu 7.2.

Film kitaptan uyarlandığına göre, kitapta bilimkurgu olduğundan dolayı filmimiz de vurdulu kırdılı bilim kurguya giriyor. Konuyu kısaca anlatacak olursak: kansere çözüm bulunduğu sanılan madde insanları vampir yapıyor. Efendim işte tam kansere çözüm bulduk falan denilerken, filmlerde gıcık olduğum X yıl sonra ibaresi çıkıyor. Bir bakmışız her yer paramparça, herkes ölmüş. Tabii bizim efsane abimiz Will Smith hayatta, bu virüsü yoketmenin yollarını arıyor. Tahmin edeceğiniz üzere buluyor, şimdi bu spoiler oldu açık seçik ama izlemeye başladığınız anda bulacağını zaten biliyor olacaksınız. Film boyunca yalnız bir adamın; Shrek repliklerini bile ezberleyebileceğine, mağaza mankenleriyle sohbet edebileceğine tanık oluyoruz ve anlıyoruz ki yalnızlık kötü bir şey. Filmin bir çok sahnesi Türk seyircisi refleksi olarak; “Lan gerizekalı oraya gitme tuzak lan orası” “Niye öldürüyon ki şimdi kendini mal mısın?” “Kafayı yemiş lan herif yazık” tarzında cümleler kurdurtuyor. Gelelim filmin tahmin edilebilme sorunsalına, filmin çok basit bir kurgusu olduğunu düşünüyorum. Flashback’ler hiç ama hiç olmamış. Bir sonraki flashback’de neler olacağını tahmin ediyorsunuz. Efsane amcamızın yaşadığı zamanda da olacakları rahatlıkla tahmin edebiliyorsunuz. Belki abim yalnızlıktan kafayı yediğinden dolayı sağlıklı düşünemiyor ama sırf filmin devam edebilmesi için yapılmış bir tuzak sahnesi var ki berbat diyoruz. Filmin sonu da son zaman Hollywood kahramanlık filmleri gibi film iyi bitti ama bak çok kötü şeylerde oldu ekseninde diyebilirim.

Her neyse fazla spoiler vermemeye çalıştım. Sonuç olarak zaman kaybı olduğundan dolayı izlememenizi tavsiye edeceğim ama IMDB notunu düşününce eğer aksiyon ve bilim kurgu filmlerini seviyorsanız izlemenizi de tavsiye edebilirim. Kendinizi acaba ben de tahmin edebilecek miyim diye denemek için de izleyebilirsiniz. Fakat bu nedenle izleyecekseniz şunu söyleyeyim; ortalama üstü 5-6 tane action filmi izlediyseniz tahmin edeceğinize bahse varım. Filmdeki makyajların iyi olduğunu da belirterek yiğidi öldür hakkını yeme diyor ve yazıya burda son veriyorum.

February 13, 2008

Babel

Filed under: Sinema

“-Yanlış bir şey yapmadıysak neden saklanıyoruz?

-Çünkü… yanlış bir şey yaptığımızı
düşünüyorlar, bebeğim.

-Bu doğru değil. Sen kötü değilsin.

-Hayır, tatlım. Hayır, kötü değilim. Sadece aptalca bir şey yaptım.”

Son zamanlarda izlediğim en iyi filmdi…

February 11, 2008

So instead I run to hide

Filed under: Karambol, Hikaye

Ve yürüdü; iki tarafında sokak lambalarının dizildiği, kara basma sesinin en mükemmel işitildiği, ondan kendisini uzaklaştıran yolda. Bir film sahnesini andıran ama kendisi bir film çekmezse asla bir filmde kullanılmayacak olan yolda yürüdü. Nereye gittiğini bilerek, neyin başına geleceğini bilerek yürüdü. Her değiştirmeye çalıştığında olacakları, yolun sonunda öldü. Tek bir olasılık vardı yaşamına devam etmek için, ondan uzaklaşıp evine doğru gitmeliydi. O da öyle de yaptı. Kafasını her çevirdiğinde, başındaki o tarifi zor kanama hissi, gözlerindeki kırmızının beyaz üzerindeki seyri, onun tüm vücudunu çevirmesine engel oldu. Yol boyunca, her sokak lambasına bir isim verdi, isim verilenin sönmesini hayal etti ama arkasına baktığında hepsi boynunu bükmüş önünü aydınlatıyordu. Biliyordu o yoldaki ışıklar hiç sönmeyecekti ama bir türlü anlayamadığı lambaları söndürmenin isim değiştirmekle olmayacağıydı. Yolun sonuna gelmişti. Evi tüm boşluğuyla onu kucaklayıp tüm acılarını emmek için bekliyordu. Sonunda umursamaz gözleri, kıpkırmızı kulakları, cebinden hiç çıkmak istemeyen elleri kavuşmuştu istedikleri yere. Duygularıysa akıp giderek yol açmıştı kar üstünde kendisine, aynı yolda her yürüdüğünde umudunu kaybetmeden arayacak olsa da artık çok geç olacaktı aynı duyguları tekrar yaşaması için. Boşlukta hapsolan tüm duygular karla kaplanacak, Karlar birbiriyle kaynaşacak o erimeyecek gibi düşündüğü beyaz örtü 1 haftada güneşin gazabına dayanamayarak su olacaktı. Su ise kim bilir belki kanalizasyona doğru süzülecek belki de bir çiçeğe hayat verecekti.
Keşke aşkını ve ona karşı olan duygularını ölmeden devam ettirmenin bir yolu olsaydı…

Anathema’nın son şarkısında dediği gibi

“ve ben sadece ulaşamamıştım sana
Ne kadar denediğim önemli değil
Hayır sadece ulaşamamıştım
Böylece bunun yerine saklanmak için koşmaya karar verdim.”

January 31, 2008

Başka ne isterdin Brütüs ?

Filed under: Şiir

Neydi benim istediğim
Yıllar geçti bilemedim
Ömürden ömür gitti
Ömürden insan geçti
Küstüm, bırakıyorum diyemedim.

January 28, 2008

Bölme İşlemi Hatası

Filed under: Karambol

5 kişiye eşit olarak dağıtılması gereken sevgi
1 kişiye tam verilince
6 kişi üzülüyor.

6 kişi ayrı ayrı üzülmesi gerekirken
Bir kişi herkes için üzülüyor.

January 27, 2008

Yüzlerce o bir sen etmiyor

Filed under: Şiir

Sen gittin, o geldi
Sen bıraktın, başkası yakaladı
Sen dinlemedin, hiçbiri konuşmadı
Sen kaçtıkça benden, herkes beni kovaladı
Sen unutmaya çalıştın beni, bense onlarda yaşamaya çalıştım seni






















Get free blog up and running in minutes with Blogsome
Theme designed by Minz Meyer